Bülten ve Dergi

NSP_PREV NSP_NEXT
Oda Dergi Aralık 2015
Oda Dergi Mayıs 2012
Odadan
Oda Dergi Eylül 2012
Oda Dergi Haziran 2012
İş veya Eleman Arayanlar
Üye E-Posta
A+ R A-

Odadan Haberler

ESKİ KIŞLA ALANI DOĞAL VE TARİHİ DEĞERLERİ İLE YERİNDE KORUNARAK

MERSİN HALKININ KULLANIMINA AÇILMALIDIR

IMG 1776

Gün geçmiyor ki ortak yaşam alanlarımıza, tarihi ve çevresel değerlerimize yönelik kayıtsızlığın, kuralsızlığın, umursamazlığın ve yok etme güdüsünün hâkim olduğu yeni bir gündemle karşı karşıya gelmeyelim.

Son dönemlerde Mersin`de üretilen noktasal proje ve girişimlere dikkatlice bakıldığında; tüm doğal-kültürel değerlerimizi asla tekrar üretilemez ve paha biçilemez nitelikleriyle koruyarak gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğumuzun tamamen unutulduğu, koruma-kullanma dengesinin gözetilmesinden çok, bu değerlerin en acımasız biçimde kullanılması ve tüketilmesi yolu seçildiği net bir biçimde görülmektedir. Bu seçimi, son olarak Mersin kent merkezinde ortak tarihi değerlerimizden birisi olan eski ‘Askeri Kışla` (Hamidiye Kışlası) alanının, tarihi sit kararının Kültür ve Turizm Bakanlığı, "Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu" tarafından alınan iptal kararında açıkça okumak mümkündür.

"Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun", hiç bir bilimsel araştırmaya ve teknik gerekçeye dayanmayan 29.12.2016 gün ve 665 sayılı kararıyla, Hamidiye Mahallesinde yer alan eski "Askeri Kışla" alanı için daha önce "Adana Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun" 20.09.1995 tarih ve 2209 sayılı kararında belirlenen ‘tarihi sit sınırı` iptal edilmiş, tescil kaydının kaldırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu kararın, alanda yapımı planlanan rant projesinin hayata geçirilebilmesi için, süreçte engel olarak görünen unsurların ortadan kaldırılması dışında hiç bir kamusal amaca hizmet etmediği açıktır.

Eski Kışla Alanı hakkında ilk olarak 20.09.1995 tarihinde Adana Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunca, geçmişteki anı değerleri itibariyle, alanın bütünüyle kültürel varlık olarak korunmasına ve alan içerisinde yer alan ağaç varlığı dikkate alınarak Tarihi ve Doğal Sit Alanı ilan edilmesine karar verilmiştir. Aynı Koruma Kurulu, 26.10.1995 tarihinde aldığı bir başka karar ile Tarihi ve Doğal Sit alanı olarak tescil edilen eski askeri kışla alanının doğal sit derecesini ‘2. Derece Doğal Sit Alanı` olarak belirlemiştir. OYAK Genel Müdürlüğünün, Doğal ve Tarihi Sit alanı kararının iptali istemi ile Adana 1. İdare Mahkemesinde açmış olduğu dava, anılan Mahkemenin 1995/1718 sayılı kararı ile reddedilmiş, söz konusu yargı kararı Danıştayın 1998/6289 sayılı kararıyla da onanmıştır. Tüm bu gelişmelere rağmen OYAK Genel Müdürlüğünün, yukarıda anılan Koruma Kurulu kararlarının yeniden değerlendirilmesi yönündeki talebi, 27.05.2015 tarihinde, Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından, alanın sit statüsünü değiştirecek yeni bir veri ya da yargı kararı olmaması gerekçeleri ile bir kez daha uygun görülmemiş, 1995 yılında alınan kurul kararlarının geçerli olduğuna karar verilmiştir. Adana Kültür Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğünün 28.01.2016 tarih ve 5925 sayılı kararı ile sayısallaştırılan sit alanı sınırı dâhilinde kalan parsellere "Tarihi Sit Alanıdır" şerhi verilmesi tekrar kararlaştırılmıştır.

Tüm bu bölge koruma kurulu ve yargı kararları sonrasında, OYAK Genel Müdürlüğü sahibi olduğu eski askeri kışla alanında, ayrıcalıklı imar hakkı sağlanması yolunda engel olarak gördüğü doğal ve tarihi sit alanı üzerindeki koruma kararlarının iptalini, Ankara`dan, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulundan alma yolunu seçmiştir.

Eski kışla alanı gibi korunması gerekli tüm doğal, kültürel ve tarihi değerlerimizin, toplumsal müzakere ve uzlaşma süreçlerinden geçmeden

sadece idari otorite kararları ve yatırımcının niyeti üzerinden "kısa dönemli ekonomik getirilere" feda edilmesi kabul edilemez.

Söz konusu kışla alanı Mersin için tarihi ve doğal değerleriyle çok büyük önem taşımaktadır. Bu alanın sadece ticari bir kaynak olarak görülmesi, doğal yapısına uygun bir kamu kullanımına açılmak yerine, noktasal büyük bir proje girişimine ve yapılaşmaya konu edilmesi, kamu yararının ve doğa kanunlarının gözetilmediği anlamına gelecek ve kentimiz açısından büyük bir kayıp olacaktır. Şehircilik alanında geleceğe yönelik doğru hedeflere ve kararlara ulaşmak, başta tarihi, doğal ve kültürel varlıkların sağlıklı değerlendirilmesine bağlıdır. Burada sözü edilen; paylaşıma açıldığı oranda yeniden yorumlanan ve üretilen, ekonomik, toplumsal, kültürel ve mekânsal tarihimize ilişkin kamuya mal olmuş varlıkların korunarak değerlendirilmesidir.

Günümüzde Atatürk Caddesi olarak bilinen ve Gümrük Meydanından Müftü Deresine kadar Mersin`in ilk gelişme koridoru olarak dikkat çeken cadde, yüksek kurul tarafından sit kararı kaldırılan alanda yer alan kışla binası nedeniyle ilk olarak "Kışla Caddesi" olarak adlandırılmıştır. Alana ve bulunduğu bölgedeki ana caddeye adını veren Kışla Binası, dönemin kaymakamı Esat Bey ve Mutasarrıf Nazım Paşanın girişimleri ve kentlinin yardımı ile 1904 yılında inşa edilmiştir. Birinci Dünya Savaşında İngiliz donanması tarafından bombalanan ve zarar gören kışla, Fransız işgali sırasında onarılmış ve bu dönemde işgal kuvvetleri tarafından kullanılmıştır. Kışla, Cumhuriyet`in ilanından sonra bir süre 23. Piyade Alayı tarafından da kullanılmıştır. İstanbul`da (Heybeliada) bulunan Deniz Harp Okulu ve Lisesi, 2. Dünya Savaşı koşulları gereğince buraya taşınmış, Askeri Deniz Okulları 1941 ile 1946 yılları arası burada eğitim vermiştir. Kışla alanında korunmak üzere tescil edilen ağaç dokusu ile Atatürk Caddesi üzerinde bulunan palmiyeler bu dönemde dikilmiş, bu günlere kadar yaşatılarak kent merkezinde ender rastlanan imgesel yeşil alan varlığı olarak günümüze kadar korunabilmiştir.

Tarihi değerlerin yanı sıra kent merkezinde, Efrenk Vadisinin denize açıldığı bir konumda, kentin önemli bir havalanma koridoru, adeta akciğeri niteliğindeki yegâne yeşil alan niteliği bulunan eski kışla alanının, barındırdığı çevresel ve doğal değerleri de bu alanın korunmasını gerekli kılmaktadır. Alan içerisinde büyük çoğunluğu ‘okaliptüs`ağaçlarından oluşan 100`e yakın tescilli ağaç varlığı bulunmaktadır. Bu yeşil alan ve ağaç varlığı kentleşmenin, insan etkilerinin, afetlerin, savaşların bütünüyle yok edemediği, bu güne kadar bozulmadan gelebilen, bir anlamda doğanın sunduğu ya da tarihi miras olarak bıraktığı değerlerdir.

Mersin`de gündeme gelen bir çok noktasal rant projesinin ve imtiyazlı imar hakkı taleplerinin bütünlüklü bir planlama anlayışının ürünü olmaktan uzak, ancak birbirini bütünleyen ve tesadüfi olmayan yalnızca "ekonomik değerlere odaklı" izlerini görmemek imkansız. Dün Tevfik Sırrı Gür Stadyumu ve bulunduğu alana ilişkin geliştirilen yapılaşma tehditi, bu gün bu alanın hemen doğusunda yer alan eski askeri kışla alanında bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Bir yanda, parçacı ve kent bütününe getireceği maliyetler düşünülmeksizin tasarlanan ve çoğu kez yatırımcı kuruluşların ya da kamu idarelerinin tercihleriyle acil ve öncelikli olarak yaşama geçirilmeye çalışılan, fayda ve maliyetleri derinlemesine analiz edilmesi gereken "büyük projeler" kentsel gündemleri işgal etmekte, öte tarafta ise küresel ısınma, sel ve diğer doğal afetler, yeşil alanın yetersizliği, kentin bütünlüklü mekânsal planlara olan ihtiyacı gibi uzun soluklu ancak öncelikli ve acil

olarak masaya yatırılması gereken gerçek gündemler ihmal edilmektedir. Mersin`in acil ihtiyacı, kent merkezinde yegane kalmış yeşil alan niteliğindeki tarihi ve doğal sit alanı üzerinde yüksek yoğunluklu yapılaşmanın önünü açacak, kerameti kendinden menkul bir otel veya benzeri bir rant projesinin hayata geçirilmesi değildir.Mersin`in bu bölgedeki acil ihtiyacı, çok yakın zamanda yaşadığımız sel felaketinden gerekli dersleri çıkararak, vadi tabanlarını, taşkın alanlarını yapılaşma baskısından kurtarmak, bu alanları parçası olduğu bütünle birlikte, doğru kararlarla planlamak, yegâne karbondioksit yutağı yeşil alanlarımızı koruyarak ve artırarak gelecek nesillere aktarabilmemizi sağlayacak kararlar üretmektir.

Mersin`de halen yürürlükte bulunan üst ölçekli planlara aykırılık taşıyan ve bu planların temel strateji ve kararlarını uygulanamaz, kentsel sorunlara çözüm üretemez hale getiren, yine bu gün geçerli olan imar planlarıyla da bütünleşemeyecek, ekonomik değer kaygısı dışında derinlik oluşturamayan bu "pazarlama amaçlı proje", gerekirse sit kararlarını kaldırabilmekte, koruma ve planlama kurumlarını"rantsal bölüşüme" dayanak yapabilmektedir. Mersin`in ve eski kışla alanının "kullanım değerini" görmezden gelen böylesi noktasal ve oldu-bittiye getirilmiş projeler ile tüm kentsel süreç ve sorunları algılamak bir yana, mekânsal, ekonomik ve sosyal alanda kent merkezi için yeni sorunlar yaratılacaktır.

Toplumsal, ekonomik ve kültürel ortamın korunup yaşatılmasında, insanın onurlu biçimde doğa ile uyumlu yaşamını sürdürmesinde, yaşanan çevreye sahip çıkılmasında, doğadaki adaletin toplumsal yaşama aktarılmasında ‘planlama` vazgeçilmez ve önemli bir araçtır. Ancak şu an kentleri ve çevreyi biçimlendiren yaklaşım, tüm çevresel, kentsel, kültürel, tarihi, doğal varlık ve birikimlerin kullanım değerini tamamen unutturarak, sadece ekonomik değeri üzerinden algılatmaya çalışmakta, bu varlıkları satıp, pazarlayarak ekonomiye katkı sağlayacak "kaynak" olarak görmekte ve planlamayı da, bu ‘kirli` ve ‘fütursuz`eylemlerine alet etmeye çalışmaktadır. Planlamanın doğasına ve varlığına uygun olmayan, kentlerin eski kışla alanı gibi doğal ve tarihi değerlerini yok edecek eylemler ile toplumun her kesimine yönelik bir ekonomik katkı sağlanamayacağı gibi, yitirilen bu değerler yaşanamaz bir çevre ve asla geri dönüşü olmayacak tahribatlar yaratacaktır.

Telafisi mümkün olamayacak biçimde yitirdiğimiz değerler üzerinde baskı kuranların da, bu baskılara boyun eğen ya da kullanarak karar verenlerin de bu toplumun aktörleri olduğunu düşündüğümüzde, sürecin tümünde sorumluluğumuz bulunduğunu, sorunları da çözümleri de sahiplenmemiz gerektiğini daha kolay anlayabiliriz. Biz ancak ‘benim` dediğimiz unsurları sahipleniyoruz. Oysa‘kamusal alanı` ve daha dar anlamda kentsel yaşam çevremizi bireysel mülkiyet duygularımızın ötesinde sahiplenmemizi gerektiren pek çok sebep var. Bugün yalnızca bazılarımızı etkilediği için duyarsızlaştığımız ya da kanıksadığımız sorunlar, yarın tüm bir neslin kendini içinde bulduğu ve çözmek için geç kaldığı boyutlara ulaşacaktır.Çevre sorunları ile mücadelenin maliyeti yüksek, ancak bu sorunları gidermek yolunda çaba göstermemenin maliyeti daha da yüksek olacaktır.

Sonuç olarak; "Kültür Varlıkları Koruma Yüksek Kurulunu"; 29.12.2016 tarihinde çeşitli baskılarla alınmış olma olasılığı çok yüksek, bilimsel gerekçelere dayanmayan, akıl almaz ve bir ‘koruma kararı` olmadığı açıkça ortada olan kararından geri dönmeye, bölge kurul kararlarını ve alan hakkındaki alınmış yargı kararlarını sürdürmeye, alanın hak ettiği tarihi ve çevresel değerleri ile birlikte koruyacak sit alanı kararlarını yeniden tesis etmeye davet ediyoruz. Çok geç olmadan tarihi mirasımızın telafisi mümkün olmayacak şekilde yok olmasına neden olacak girişimlerin bir an önce önlenmesini, yaşadığımız kente ve gelecek kuşaklara yönelik sorumluluğumuz gereği talep ediyoruz.

Kent merkezi için stratejik önemi ve önceliği bulunan söz konusu alanın mevcut üst ölçek plan kararları doğrultusunda, parçası olduğu Efrenk Vadisi bütününde geliştirilecek proje kapsamında, doğal ve tarihi değerleri ile ön plana çıkartılmalı, Mersin halkının kullanımına açık yeşil alan, anı değerlerinin sergilendiği tema parkı ve diğer rekreasyon kullanımları ile işlevlendirilmelidir. Söz konusu alan ve yakın çevresi bütünlüğünde açılacak ulusal bir proje yarışması için ilgili meslek odalarımız gerekli destek ve katkıları sağlayacaktır.

TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu ve bağlı bileşenleri, Eski Askeri Kışla Alanının çevresel, tarihi ve kültürel değerlerini, yerinde, yerel sahiplerine ve gelecek kuşaklara ulaşmasının takipçisi olacak, bu ülkenin, Mersin`in eşsiz kültür ve tabiat varlıklarına sahip çıkmaya, sahip çıkanlara destek vermeye ve bu değerleri anlık rant beklentisi ve talepleriyle tüketmeye çalışanların yarattığı zararı teşhir etmeye devam edecektir.

 

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur

TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu Adına

Yaser GÜNDÜZ

Şehir Plancıları Odası Mersin İl Temsilciliği

TULUMBA KÖPRÜLÜ KAVŞAĞI HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI

6 Ağustos 2015

Hepimizin bildiği gibi Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi, 24.04.1998 gün ve 25 sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli plan içerisinde, yolların ve çevresinin özelliklerinin çok fazla dikkate almadan bir Köprülü Kavşak projesi onayladı. Plana askı süresinde ve daha sonrada yapılan tüm itirazlara rağmen köprülü kavşak inşaatı 1998 yılı sonlarına doğru başladı.

Mimarlar Odası Mersin Şubesi olarak,  söz konusu köprülü kavşak projesinin kamu yararına, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına aykırı olması nedeni ile  Adana 2. İdare Mahkemesine açtığımız dava neticesinde Mahkeme, dava gerekçelerimizi haklı bularak köprülü kavşağa ilişkin planın iptaline karar vermişti. 

Daha sonraki yıllarda Mersin Büyükşehir Belediyesi, inşaatı biten köprülü kavşağı yasal duruma getirebilmek için,  bir dizi meclis kararları aldı ve son olarak 1/25000 planlara işleterek Meclisten geçirdi. Bu gelişmeler üzerine,  2008 yılında bu defa 1/25000 lik planın iptali için yine Mimarlar Odası Mersin Şubesi tarafından Mersin 1. İdare Mahkemesine dava açıldı ve Mahkeme, bu planı da yine hukuka aykırılığı  nedeni ile iptal etti.

Böylece kaçak durumda olan ve yıkılması gereken, ayrıca kenti bir sur gibi ikiye bölen, yapım aşamasındaki yanlışlıklardan dolayı sürekli kazaların meydana geldiği ve can kayıplarının yaşanmasına sebebiyet veren bu köprülü kavşak,  trafiğe çözüm yerine çözümsüzlük getirdiği halde ve kesinleşmiş mahkeme kararlarına rağmen, yıkım maliyetinin yüksekliği bahane edilerek yıkılmamıştı. 

Yerel seçimlerden sonra yeniden yapılanan Mersin Büyükşehir Belediyesinin  aldığı Tulumba Köprüsünün yıkılması kararını olumlu karşıladık ve kendilerine hukuka uygun işlem yaptıkları için teşekkür ederiz.

Ancak  Adana ve Mersin İdare Mahkemeleri,

  • İnşaata ilişkin ihalenin kavşak ve köprü projelerinin hazırlanmasından önce yapıldığı,
  • Plan kararlarının planlama esaslarına, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına uygun olmadığı,
  • Katlı kavşak çözümlerinin kapsamlı bir etüt  ve araştırmaya dayalı kent bütününü içeren ulaşım planının sonucunda olması gerektiği,
  • Katlı kavşağın kenti ikiye bölmekte olduğu fonksiyonel ve fiziksel bir mahalli ilişki sistemini bozduğu,
  • Zemin katta bulunan yapı kullanımlarının çalışmayacağı,
  • Yerleşim dokusunun böylesine gelişmiş ve oluşmuş kentsel bölgelerinde köprülü kavşak gibi büyük çaplı müdahalelerin planlamada zorunlu olmadıkça kaçınılması gereken kararlar olduğu,
  • Köprülü kavşağın raylı ulaşım sistemine engel oluşturduğu
  • Kentte ulaşım master planı tamamlanmamış ve alt geçit çalışması kent bütününü içeren bir planlama içerisinde düşünülmemiştir.
  • Köprülü kavşak, kenti kuzey-güney ekseninde ikiye bölerken, alt geçit, doğu-batı istikametinde bölecektir. Yaygın olan yaya ulaşımı aksayacak, zemin kotlarının kullanımı zorlaşacaktır.
  • Köprünün yıkımından sonra Tulumba Kavşağında nasıl bir uygulamanın olacağı hangi projenin yapılacağı Meslek Odaları ve Sivil Toplum Kuruluşları ile paylaşılmamış ve kamuoyu bilgilendirilmemiştir. Tarafımızla paylaşılmamasına rağmen, kentin geleceğine ilişkin endişelerimizi Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na iletmemize ve  Büyükşehir Belediyesinden gelen cevabi yazıda, görüşlerimizin dikkate alınacağı ve proje tamamlanınca tarafımıza iletileceği ifade edilmesine rağmen, bugüne kadar Kavşak projesi ile ilgili bir bilgi tarafımızla ve kamuoyuyla paylaşılmamıştır.
  • Kentin bu defa doğu-batı yönünde bölüneceği,
  • Deniz seviyesinin altında kalacak olan alt geçidin aşırı yağışlarda su ile dolabileceği, 
  • İnönü Bulvarı'nda kent merkezi yönünden gelip, GMK Pozcu yönüne dönüşün direk sağlanamadığı, alt geçitten çıktıktan sonra ancak U dönüş ile Pozcu yönüne gidilebileceği,
  • Aynı şekilde Pozcu yönünden İnönü Bulvarı kuzey yönüne dönüşte ve Kapalı Spor Salonu yönünden İnönü Bulvarı güneye dönüşte, katılım kolundan sonra ancak U dönüşü ile sağlanması,
  • Kent Merkezi İnönü Bulvarı'ndan gelen yolun Adnan Menderes Bulvarı'na dönüşün kapatılması,
  • Gazi Mustafa Kemal Bulvarı güzergahında kavşaktan sonra batıda Muğdat ışıkları, doğuda Çetinkaya ışıklarında yığılmaların olacağı ve raporda daha detaylı anlattığımız sorunlar çerçevesinde altgeçit çalışmalarının tekrar değerlendirilmesi, yerine sinyalizasyon sistemi ile bir kavşak yapılması, yaşanacak olumsuzlukların önemli bir kısmını ortadan kaldıracaktır.
  • Ulaşım planının tamamlanarak paylaşılması,
  • Noktasal çözümler yerine bütünsel çözümler getirilmesi,
  • Karayolu ile ulaşıma yönelik bir planlama yerine, yaya, bisiklet ve toplu taşıma (hafif raylı sistem) sistemlerine ağırlık veren planların yapılması,
  • Sadece Tulumba Kavşağı projesi değil, Büyükşehir Belediyesinin ifade ettiği dönüşüm projelerinin de kamuoyuyla paylaşılması,
  • Büyükşehir hizmet binası projesinin ve eski otogarda ve makine ikmalde düşünülen bilim araştırma merkezlerine projelerinin ulusal proje yarışmaları ile elde edilmesi,
  • Büyükşehir Belediyesinin kent yararına olarak düşündüğü projelerin kent paydaşları ile paylaşılması ve böylece daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir Mersin için katkı ve destek olmasını temenni ve umut ediyoruz.

              gerekçeleri ile planları iptal etmişti.

Şimdi ise, aynı yerde  yine katlı bir kavşağın (battı-çıktı) yapılması söz konusudur.  18 yıl önce idare mahkemelerinin saymış olduğu bu iptal gerekçeleri maalesef bugün yapılması düşünülen alt geçit için de geçerlidir.

             Bizler de bu nedenle kentimize ilişkin bu endişelerimizi kamuoyuyla paylaşmayı sorumluluğumuzun bir gereği olarak görmekteyiz. 

İmar planları insan, toplum ve çevre ilişkilerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimleri ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma-kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere hazırlanırlar. Koşulların zorunlu kıldığı biçimde mevzuata uygun olarak revize edilebilirler.

Yanlış planlama sonucunda yapılan Tulumba köprülü kavşağının imalat ve yıkım bedelleri Mersin halkının milyonlarca lirasının heba olmasına neden oldu. Şimdi ise çözüm getirmek düşüncesi ile kamuoyuyla, meslek odalarıyla, sivil toplum örgütleriyle paylaşılmadan yapılacak yanlış bir uygulama, yine telafisi zor zararlar verecek, maddi olarak büyük kayıplar yaratacaktır.

Sonuç olarak, Büyükşehir Belediyesine sunmuş olduğumuz raporda da belirttiğimiz gibi,

Bunlara bağlı olarak,

 

Sinan TÜTÜNCÜ

Mimarlar Odası Mersin Şube Yönetim Kurulu Başkanı 

IMG-20150806-WA0001

 

10414848 1057701640926401 334091139526641901 n

TMMOB MİMARLAR ODASI MERSİN ŞUBESİ KENT DÜŞLERİ ATÖLYESİ PROGRAMI

29 Haziran – 31 Temmuz

İLK HAFTA

29 Haziran 2015 Pazartesi

10.30Kayıt

11.30Açılış Konuşması/Tanışma

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 - 15.00Sunuş:Zafer Kutlu Bayhan/ Mimar

 “Dünden Bugüne Kent Düşleri Atölyeleri” 

15.00 - 15.30Ara

16.00 - 16. 30Sunuş: Doç.Dr. Beril Özmen Mayer / Mimar“ Anılar / Gerçeklikler / Düşler”

16.30Grup dağılımları ve yürütücülerle tanışma

30 Haziran 2015 Salı

09.30 - 12.30Gezi Noktası / Pozcu /

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 - 15.30Atölye Çalışması / Forum

15.30 - 15.45Ara

15.45 - 17.30Film Gösterimi : Ekümonopolis

1 Temmuz 2015 Çarşamba

09.30 - 12.30Gezi Noktası: / Metropol/ İçel Sanat Kulübü/ Camiişerif mh./ Yumuktepe

12.30 -13.30Öğle yemeği

13.30 – 15.30 Atölye Çalışması

15.30 - 16.15 Sunuş: Yrd. Doç.Dr. Esra Şahin Burat / Mimar – “Güneş Kenti Soli Pompeiopolis” 

16.15 – 16.30Ara

16.30 - 17.30  Film Gösterimi “Kentin Mekansal Öyküleri”  Esra Şahin Burat İle Söyleşi

2 Temmuz 2015 Perşembe

09.30 - 12.30 Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 - 15.3030Sunuş: Semihi Vural - “ Geçmişten Günümüze Mersin”

15.30 - 15.45Ara

15.45 - 16. 16.30 - 16.45Ara

16.45 - 17.30 Sunuş: Yrd. Doç. Dr. Onur Boyacıgil Güngör/ Peyzaj Mimarı – Ekoloji ve Çevre Açısından Derişik (Compact) Kent” 

3 Temmuz 2015 Cuma

09.30 - 12.30Gezi Noktası Soli Pompeiopolis Viranşehir

12.30 -13.30Öğle yemeği

13.30 - 14.30Sunuş : Yrd. Doç. Dr. Cengiz Mesut Tosun / Felsefeci - “ Kent Ütopyası”

14.30 – 15.30  Atölye Çalışması

15.30 - 15.45Ara

15.45 - 16.30Sunuş:  Prof.Dr. Candan Ülkü / Sanat Tarihçi – “Sanat tarihçisi Gözüyle Mersin’e Bakış” 

 16.30 - 16.45Ara

16.45 - 17.30Film Gösterimi “My Architect”

 --------------------------------

2. HAFTA

 6 Temmuz 2015 Pazartesi  

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 - 15.30Atölye Çalışması

15.30 - 15.45Ara

15.45 - 16.30Sunuş: Doç. Dr. Ulaş Bayraktar/ “Bir Organizma Olarak Kentin Düşleri”

16.30 - 16.45Ara

16.45 - 17.30Sunuş: Yrd. Doç. Dr. İpek Durukan/ Mimar  -“Mersin’de Modern Mimarlık Mirası ve Korunması”

7 Temmuz 2015 Salı

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 -15.30Atölye Çalışması

15.30 - 15.45Ara

15.45 - 16.30Sunuş. Nursen Yücesoy Temizkan/ Avukat– “Kent ve Hukuk

16.30 - 16.45Ara

16.45 - 17.30Film Gösterimi: Agorafobi

8 Temmuz 2015 Çarşamba

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 - 15.00Atölye Çalışması

15.00 - 15.15Ara

15.15 - 17.30Sunuş: Doç. Dr. Evrim Demir Mishchenko/ Mimar Herkes İçin Kent, Herkes İçin Tasarım”

9 Temmuz 2015 Perşembe

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 16.30Atölye Çalışması

16.30 - 16.45Ara

16.45 - 17.30Sunuş: Kubilay Akdeniz / Orman Müh.–“Kent ve Orman”

 10 Temmuz 2015 Cuma

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 15.45Atölye Çalışması

15.45– 16.00Ara

16.00 – 17.30Film Gösterimi:

3. HAFTA

13 Temmuz 2015 Pazartesi

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 16.30Atölye Çalışması

16.30 - 16.45Ara                                           

16.45 - 17.30Sunuş : Yrd. Doç. Dr. Meltem Uçar / Mimar-“Kent Özelinde Koruma ve Mimarlık”

14 Temmuz 2015 Salı

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 15.30Atölye Çalışması

16.30 - 16.45Ara                                           

16.45 - 17.30

15 Temmuz 2015 Çarşamba

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 16.00Atölye Çalışması

16.00 – 16.15Ara

16.15 - 17.30Film Gösterimi

16 Temmuz 2015 Perşembe

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 17.30 Atölye Çalışması

 

 17 Temmuz 2015 Cuma

RAMAZAN BAYRAMI

4. HAFTA

20 Temmuz 2015 Pazartesi

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 15:00Atölye Çalışması

15:00 – 15:15 Ara

15:15 – 16:00 Huriye Kara-Ziraat Yük. Müh. Ekosistem Analisti 'Kendine Yeten Mutlu Kentlere Dogru: Kuresel Girisimler Yerel Çikarimlar`

16,00 – 16.15 Ara

16.15 - 17.30Sunuş: Doç.Dr. Tolga Ünlü / Kent  Plancısı“Kentin Geleceğini Düşlemek”

21 Temmuz 2015 Salı

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 16.30Atölye Çalışması

16,30 – 16.45Ara

16.45 - 17.30Sunuş: Yrd. Doç. Dr. Ahmet Taylan MEÜ. İletişim Fak. – “Popüler Kültür, Yeni Toplumsal Hareketler “

22 Temmuz 2015 Çarşamba

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

( 11.00 -12. 30 Yürütücülerle ortak değerlendirme toplantısı)

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 15.00Atölye Çalışması

15.00 – 17.30Tekne Gezisi veya Akşam Yemeği

 23 Temmuz 2015 Perşembe

09.30 - 12.30Atölye Çalışması
12.30 - 13.30Öğle yemeği
13.30 – 17.30Atölye Çalışması

24 Temmuz 2015  Cuma

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 17.30Atölye Çalışması

5. HAFTA

27-28-29-30  Temmuz 2015 Pazartesi- Perşembe

09.30 - 12.30Atölye Çalışması

12.30 - 13.30Öğle yemeği

13.30 – 17.30Atölye Çalışması

31  Temmuz 2015 Cuma

ATÖLYE SUNUMLARI:

10:00-12:00 Hazırlık

12.30 - 13.30Öğle yemeği

Program:

13.30 – 14.00  Atölye 1

14.00 - 14.30   Atölye 2

14.30 – 15.00  Atölye 3

15.00 – 15.30  Ara

15.30 – 16.00   Katılım ve teşekkür belgelerinin verilmesi

 

 

 

kurultay1

 

etkinlik programÄ

AOCÌ Turnesi MERSIÌN SÌubesi

Untitled-1 

Mersin’deki TMMOB 'lu Kadınların Örgütlenmesinin ve Dayanışmasının Simgesi Olacak olan;

"TMMOB MERSİN KADIN ÇALIŞMA GRUBU HATIRA ORMANI'nda " Seninde Dikili Bir Fidanın Olsun.

Bu Fidanlar Kök Salıp Büyüdükçe TMMOB Mersin Kadın Çalışma Grubu'nun Örgütlülüğü de artacak.

26 Nisan Pazar günü saat 10:00 'da Mimarlar Odası Mersin Şubesi'nin önünde buluşulup fidan dikim alanına otobüsle gidilecektir.

BU PAZAR SEN DE KATIL ARAMIZA,DAYANIŞMAYA FİDAN DİKMEKLE BAŞLAYALIM ....

TMMOB Mersin Kadın Çalışma Grubu

Etkinlik sayfasına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.facebook.com/events/352790054914279/

TMMOB Mersin Kadın Çalışma Grubu, 16 Mayıs’ta Mimarlar Odası Mersin Şubesi Konferans Salonu’nda gerçekleştireceği 2.Mersin Kadın Kurultayını’na hazırlanıyor. 2011 yılında birincisi gerçekleştirilen yerel kadın kurultayının ikincisinde; Kadına yönelik şiddet, Eğitimde cinsiyetçilik, Çalışma yaşamında cinsiyetçilik  ve Tmmob ’de Kadın Örgütlenmesi konuları gündemi oluşturacak.

34

Kurultayda Türkiye’nin çeşitli illerinden bilgi ve deneyimlerini aktaracak kadın konuşmacılar yer alacak.

Her hafta TMMOB’a bağlı bir odanın ev sahipliğinde toplantılar gerçekleştiren mimar ,mühendis ve şehir plancı kadınlar, ‘’ Örgütümüz bünyesinde kadın  temsiliyeti  üzerinde duyarlılık geliştirmeye ,meslek alanlarımız ve meslektaşlarımızı cinsiyete dayalı ayrımcılıktan korumaya yönelik kurumsal politikalar üretme yolunda çalışmalar yapıyoruz’’diyor ve kurultay amacının,kadının cinsiyetinden kaynaklı olarak uygulanan her türlü olumsuz davranış ve politikaya karşı mücadele yöntemlerini tanımlama ve görüş oluşturma’’ olduğunu belirtiyor.

Kısa filmler, fotoğraf sergileri ve çeşitli farkındalık etkinliklerinin de yer alacağı kurultay tüm Mersin halkının katılımına açık olacak.

6 Nisan 2015 Mimar Sinan’ı Anma Günü Etkinliği kapsamında Mimarlar Odası Mersin Şubesi’nde Mimar Timur Ersen tarafından “Yerele Odaklanmak” başlıklı bir sunum yapılacaktır. Yerel şartları gözeten mimari yaklaşımları ve çağdaş toprak yapıları konu eden sunum saat 16:30’da başlayacak, sonrasında kokteyl verilecektir. Konuşmacı Timur Ersen Fransa’da doğmuş, mimarlık eğitimini Lyon Mimarlık Okulunda tamamlamıştır. Herzog De Meuron, Anna Herringer gibi önde gelen mimarlarla yaptığı çalışmalarda toprak yapılar üzerine yoğunlaşan Ersen, meslek pratiğini İstanbul’da sürdürmekte, çağdaş toprak yapılar üzerine eğitim ve seminerler vermektedir. (Sunum dili İngilizcedir, tercüme yapılacaktır.)

Timur-Ersen-6-Nisan webversion

Yay-n2-alt

3

 

 

Mimarlar Odası olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de 24.12.2014 tarihinde hukuksuz “TMMOB ve ilgili Odalar üzerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca İdari ve Mali Denetim Yapılmasına Dair Tebliğ” yayınlaması üzerine görüş ve değerlendirmelerimizi paylaşmıştık. Ardından Bakanlık adına 25.12.2014 tarihinde bu “Tebliğ” ile ilgili bir basın açıklaması yapılması üzerine;   “hukuk ve kamu yönetimi anlayışı ile bağdaşmayan” bu girişim hakkındaki görüşlerimizi kamuoyunun bilgisine sunma zorunluluğu doğmuştur.

Yaptığı düzenlemenin hukuki dayanağının olmadığının farkında olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı açıklamasında; ikincil mevzuatı düzenlemesinin görevi ve sorumluluğu olduğunu belirtme ihtiyacı duyulmaktadır. Bakanlık bununla yetinmeyerek şimdi de Oda yöneticilerini hedef alan basın açıklamalarıyla 12 yıllık AKP İktidarları döneminde sistemli bir şekilde uyguladıkları “itibarsızlaştırma” yöntemlerine başvurmakta ve kamuoyunu ikna etme çabasına girişmektedir.

Bu açıklama nasıl bir “kamu yönetimi” anlayışı ile muhatap olduğumuzu sergilemesi bakımından ibret vericidir. Bir düzenlemeye yönelik eleştiriyi "kişilik haklarını ihlal edici beyanatlar" olarak niteleyen Bakanlığın kişiselleştirilmiş bir yönetim anlayışına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Devleti temsil eden bir merkezi idarenin bu anlayışla hareket etmesi “hukuk ve demokrasi” adına derin kaygılar yaratmaktadır.

Öte yandan Bakanlık, kendisine kanunla verilmiş görev ve sorumlulukları "etkin ve tarafsız" bir şekilde yerine getirmek için tebliğ çıkardığını belirtmektedir. Yasaların belirlediği durumlarda ve yasaların çizdiği sınırlar içinde kullanılabilecek bir yetkiyi hiçbir “hukuki dayanağı olmayan tebliğlerle” kullanmaya kalkan Bakanlığın nasıl bir görev ve sorumluktan bahsettiği anlaşılamamaktadır.

Bir an için kanunla verilen bir görevi yerine getirdiği kabul edilse dahi, ayrı bir kamu tüzel kişisi olan Meslek Odasının faaliyetlerini doğrudan ilgilendiren bir tebliğ hazırlarken görüş almak üzere davet etme ihtiyacı dahi duymayan bu yönetim anlayışının “üslup ve saygıdan” söz etmesi ise son derece şaşırtıcıdır.

Bakanlık, asli görevlerini bir yana bırakarak Ülkemizde acımasız “yağma ve rant politikalarını” gerçekleştirmek için önünde engel olarak görülen TMMOB ve Meslek Odalarını “etkisizleştirme” çalışmalarını sürdürürken; aynı amaç doğrultusunda "hedef kitle" olarak görmeye başladığı mimar, mühendis ve plancılara propaganda yapmaya başlamıştır.

Ayrıca belirtmek isteriz ki; “yolsuzluk, hırsızlık ve hukuksuzluk” belgeleri ortasında yükselen “Kaç-Ak Saray ve şaşaa” ile itibar sahibi olduklarını söyleyenlerin; bilimin rehberliğinde, kamu ve toplum yararına özverili çabalarını sürdüren Meslek Odaları’nı “itibarsızlaştırma ve karalama” politikalarını mimar, mühendis ve plancılarla birlikte yurttaşlarımız boşa çıkaracaktır.

İmar ve şehircilik alanında kamu yararı dışında “doğa ve kültür” değerlerinin tahrip edilmesine neden olan uygulamalarda bulunan Çevre ve şehircilik Bakanlığı, bir yandan torba yasalarla mesleki haklarımızı elimizden alırken diğer yandan antidemokratik anlayışla Meslek Odamızı susturmaya, bilim ve tekniğin ışığında kamu yararına yürütülen mücadeleyi engellemeye çalışmaktadır.

Hukuk dışı yöntemlerle bütün yetkileri kendisinde toplamaya çalışan, yerinden yönetimleri etkisizleştiren, katılımcı yönetim anlayışından yoksun bir kamu yönetiminin eleştiriye tahammül etmemesi bir yana tehdit içeren basın açıklamalarında bulunması hiçbir şekilde kabul edilemez.

Bu vesile ile; Mimarlar Odası olarak “kamu ve toplum yararına” çalışmalarımızı sürdürmekte; mesleki haklarımıza sonuna kadar sahip çıkmakta; ve bu hakların güvencesi olan “kamusal özerk ve tüzel” kişiliğe sahip Meslek Örgütümüzü geliştirmekte kararlı olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. 

Değerli kamuoyuna saygı ile duyurulur…

TMMOB Mimarlar Odası

 

10402030 10152845632806460 8140234116615759256 n

mimarlik-gunu-paneli davetiye-001

mimarlik-gunu-paneli davetiye-002

 

Untitled-2

 

                                                          SEMİNER PROGRAMI

27 Eylül 2014                                                                      28 Eylül 2014                                                                   

10:00 Ders Başlangıcı (Madde 1,2,4)                                     10:00 Ders Başlangıcı (Madde 31) 

10:45 Mola                                                                             10:45 Mola

11:00 Ders (Madde 10,12)                                                     11:00 Ders (Madde 45)                      

11:45 Mola                                                                             11:45 Mola

12:00 Ders (Madde 14,16)                                                     12:00 Ders (Madde 47)                     

12:45 Mola                                                                             12:45 Mola

13:00 Ders (Madde 18)                                                          13:00 Ders (Madde 57-58)

13:45 Öğle Yemeği                                                                13:45 Öğle Yemeği                                    

14:30 Ders (Madde 28)                                                          14:30 Ders (Değişen Maddeler)                                           

15:15 Mola                                                                             15:15 Mola                                                                  

15:30 Ders (Madde 29,30)                                                     15:30 Soru-Cevap                                                                                        

16:15 Mola                                                                             16:15 Mola                                                  

16:30 Soru-Cevap                                                                  16:30 Soru-Cevap 

17:15 Ders Bitimi                                                                   17:15 Ders Bitimi

 

   

 

 

Değerli Meslektaşımız,

“Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2014 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ” T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 06 Mayıs 2014 tarih, 28992 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunmaktadır.

Söz konusu tebliğ ile belirlenmiş olan yapı yaklaşık birim maliyetlerinin, Mimarlık Hizmetleri Asgari Bedellerinin belirlenmesinde 1 Haziran 2014tarihinden itibaren uygulanacağını bilgilerinize sunarız.

http://www.mo.org.tr/_docs/yybm2014.pdf

Saygılarımızla

TMMOB Mimarlar Odası

11-12 Nisan 2014 tarihinde yapılan Mimarlar Odası 44.Dönem Genel Kurulunda aidat borçlarının yapılandırılmasına yönelik alınan karar çerçevesinde konu Merkez Yönetim Kurulu 07 Mayıs 2014 tarihinde yapmış olduğu 44/2 no.lu toplantısında görüşülmüş;

“a) Birikmiş ödenti borçlarını yapılandırmak isteyen üyelerin; 31.12.2014 tarihine kadar borç asıllarının tamamını ödemek koşuluyla,  geçmiş yıllar ödenti borçlarının ilgili yılın ödenti miktarı üzerinden tahsil edilmesine;

b) Yapılandırma talebiyle başvuran üyelerin borçlarının yapılandırma süresince sabitlenmesine; Ancak yapılandırmaya uygun davranılmaması halinde kalan borçların tümünün tahsilatının;  içinde bulunulan yılın ödenti miktarına göre gerçekleştirilmesine;

c) Oda Yönetim Kurulu ve Şube Yönetim Kurullarının, üyelerin yapılandırmadan faydalanmalarını sağlamak üzere her türlü yayın araçlarıyla duyuru yapmasına;” karar verilmiştir.

Buna göre;  aidat borcu bulunan üyelerimiz, bağlı bulundukları Şubelerden temin edebilecekleri dilekçe örneği ile başvurarak aidat borçlarının yapılandırılmasını talep edebilirler.

Aidat borçlarının yapılandırılması uygulaması 14.05.2014 tarihi itibarıyla başlayacak olup, bu ödeme kolaylığından faydalanmak isteyen üyelerin31.12.2014 tarihine kadar birikmiş aidat borç asıllarını ödemeleri halinde gecikme zammı alınmayacaktır.

Bu hususun Şubelerce de üyelere duyurulmasının sağlanması gerekmektedir.

Aidat borçlarının yapılandırılmasında aşağıda açıklanan hususların dikkate alınması gerekmektedir:

·           Üyenin yapılandırma talebi ekte bulunan dilekçe örneği ile sağlanacaktır. Dilekçelerin bir örneğinin Genel Merkeze iletilmesi gerekmektedir.

·           Yapılandırma talep eden üyenin aidat borcu son yılın aidat miktarı üzerinden değil, ekte bulunan yıllara göre aidat miktarları tablosundakibedellere göre hesaplanarak ödemesi gereken toplam borç aslı üyeye bildirilecektir.

·           Başvuran üyelerin yapılandırma uygulamasından faydalanabilmesi için borç asıllarının tamamını ödemeleri gerekmektedir. Kısmi ödeme kabul edilmeyecektir.

·           Taksitlendirme talepleri ancak kredi kartı ile ödeme halinde kabul edilebilir.

·           31.12.2014 tarihine kadar üyelik kaydı başvurusunda bulunanlardan Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği’nin 83. Maddesinin “Diploma ya da ruhsatname alarak mesleklerini uygulama hakkını kazananlar, Odaya zorunlu kayıt süresi olan bir ay içinde kaydolmasalar dahi, kayıt için başvurduklarında bir ay içinde kaydolmuş gibi, ödentilerini ve gecikme cezalarını öderler, mesleklerini uygulamadıkları süreler varsa, belgelemek koşuluyla bu süreler için ödenti alınmaz.” hükmüne göre alınması gereken geçmiş yıl üyelik ödentilerinin, yine ekli aidat miktarları tablosundaki asıl aidat bedelleri alınmak kaydıyla gecikme zamları tahsil edilmeyecektir.

Bilgi ve gereği için sunulur.

Saygılarımla,

Ö. Fikret OĞUZ

Genel Sekreter

 

*Yıllara göre aidat bedelleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Dilekçe örneği için Oda'ya başvurmanız rica olunur.

YILLARA-GÖRE-AİDAT-BEDELLERİson

 

MİMARLAR ODASI BASIN AÇIKLAMASI:

SOMA’DA CANLARIMIZI KAYBETMENİN DERİN ÜZÜNTÜSÜ İÇERİSİNDEYİZ!
14 Mayıs 2014

Manisa’nın Soma ilçesinde özel bir şirkete ait kömür ocağında 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen kazada, şimdiye kadar 200’ü aşkın maden işçisi hayatını kaybetmiş, 100’ü aşkın işçi çeşitli derecelerde yaralanmış, yüzlerce işçiden ise henüz haber alınamamıştır. 

Yaşadığımız bu büyük acı nedeniyle kaybettiğimiz yurttaşlarımızı saygı ile anıyor, ailelerine ve toplumumuza başsağlığı, maden ocağında mahsur kalan emekçilerin bir an önce kurtarılmalarını ve yaralıların sağlığına kavuşmalarını diliyoruz.

Bu kaza ile 2013 yılı Ekim ayında verilen, ancak TBMM gündemine 2014 yılının Nisan ayı sonunda gelebilen, Soma’daki maden ocaklarında meydana gelen kazalarla ilgili araştırma önergesinin AKP milletvekillerinin oyu ile reddedildiği bilinmektedir. İktidarın emek ve can güvenliği karşısındaki tavrı, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki çözüm önerilerini ve katkıları reddetmesi, sorumlular ve çalışma koşulları hakkında bir araştırmaya dahi tahammül edememesi ile bir kez daha anlaşılmıştır.

Hükümetin kamu denetimini, işçi sağlığı ve iş güvenliğini yok sayan anlayışı; sermayenin azami kâr hırsı, özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma ve çalışanlar aleyhine oluşturulan politikalar; güvenlikle ilgili yapılması gereken harcamaların gereksiz masraf olarak görülmesi; ülkemizde bugüne kadar pek çok çalışanın hayatına mal olmuş ve olmaya devam etmektedir. Oysa tüm dünyada olduğu gibi özellikle emeğe dayalı çalışmanın ve iş gücünün yoğun olduğu ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği, üzerinde durulması gereken öncelikli bir konudur. 

4857 sayılı İş Kanunu, 5763, 5920, 5921, 6111 sayılı Torba Yasalarda yapılan değişiklikler ve ilgili KHK hükümleri, iktidarın ekonomik büyümeye odaklanan politikalarıyla biçimlenmiştir. İş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili mevzuattaki yetersizlikler ve gerekli denetimlerin yapılmaması nedeniyle karşılaşılan iş kazaları, kamu vicdanını son derece rahatsız eden önemli bir toplumsal sorun haline gelmiştir. İş yerlerinin denetimi ve gözetimi devletin asli görevlerindendir. Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı bu Anayasal görevini 2004 yılından bu yana özel sektöre devretmek için elinden geleni yapmakta, Hükümet açılan davalarda verilen kararları etkisiz kılmak için sürekli yasa ve yönetmelik değişikliği yapmaktadır. 

AKP iktidarının gündeminde bulunan çalışma alanındaki sorunları daha da büyütebilecek, emekçilerin yaşamını piyasa inisiyatifine terk eden, iş cinayetlerini artıran nitelikte “Taşeron ve İstihdam Yasası” mutlaka geri çekilmelidir. Çalışma yaşamı, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili tüm yasa/mevzuat düzenlemeleri, bu alanla ilgili emek ve meslek örgütlerinin önerileri dikkate alınarak yapılmalıdır.

Soma’da iş cinayetine kurban edilen emekçileri bir kez daha saygı ile anıyor, kurtarma ve yaraların sarılmasını, sorumlular hakkında soruşturmaların biran önce tamamlanmasını bekliyoruz.

Değerli kamuoyumuza saygı ile duyurulur.

TMMOB Mimarlar Odası

Untitled-1

23 Nisan 6. Çocuk Resim Yarışması Sonuçları ve Juri Tutanağı

Mimarlar Odası Mersin Şubesi tarafından İlköğretim okulları arasında düzenlenen 23 Nisan Resim Yarışmasının 6. sı ‘Çocuk, Doğa ve Kent’ temasıyla gerçekleşmiş, yarışmaya birinci kategoride (3. 4. 5. Sınıflar) 45, ikinci kategoride (6. 7. 8. sınıflar) 36 ve özel kategoride 6 resim katılmıştır. Katılan eserler 24 Nisan 2014 tarihinde Esra Şahin Burat, Nurseren Tor, Ayşe Yüce ve Hakan Demir’den oluşan jüri üyeleri tarafından değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeye göre ödül alan eserler aşağıdadır.

Birinci kategori

Birincilik ödülü:    Barkın Sunaoğlu (Dr. Kamil İ.Ö.O)

İkincilik ödülü:     Sıla Gün (Dr. Kamil Tarhan İ.Ö.O)

Üçüncülük ödülü: Berkecan Tunç (75. Yıl İ.Ö.O)

Mansiyonlar: Sude Ramazanoğulları (ODTÜ Geliştirme Vakfı İ.Ö.O) Sıla Elelçi (24 Kasım İ.Ö.O), Abdulkerim Gümüş (Akdeniz Gazipaşa İ.Ö.O) Merve Sultan Topkaya (Kocatepe İ.Ö.O) Sudenur Sıla Ülkü (Salim Güven İ.Ö.O), Ezgi Pınar Çoban (Kızılbağ İ.Ö.O)

İkinci kategori

Birincilik ödülü:    Mekselina Gül Uyar (Dr. Kamil Tarhan İ.Ö.O.)

İkincilik ödülü:      Suzan Selina Biçer (Güney Gelişim İ.Ö.O),

Üçüncülük Ödülü: Muhammed Yiğin (Aydınlıkevler İ.Ö.O),

Mansiyonlar: Dicle Şimşek (Gelecek Koleji) Neslihan Okur (Mezitli Belediye İ.Ö.O), Rümeysa Şenol (Limonlu O.O), Serkan Aksu (Doğa İ.Ö.O), Tuğba Nur Süldüz (Karacailyas O.O.) Yağmur Uysal (Özel Toros İ.Ö.O) Çağla Soysal (Pirireis O.O)

Özel Kategori

Mansiyon ödülleri: Fatma Doğru (Yunus Emre İşitme Engelliler O.O), Özlem Taşkölgesi (Yunus Emre işitme Engelliler O.O) Maya Erdoğan (Özel Doğa İ.Ö.O), Bayram Kort (Necdet Ülger O.O), Alihan Kara (Necdet Ülger O.O), Sümeyye Aksakal (Necdet Ülger O.O)

Jüri Üyeleri:

Yrd. Doç. Dr. ESRA ŞAHİN BURAT

Mersin Üni. Mimarlık Fakültesi, Mimarlar Odası Mersin Şube II. Başkanı

Prof. Dr. NURSEREN TOR

Mersin Üni. Güzel Sanatlar Fakültesi

Doç. Dr. AYŞE YÜCE

Mersin Üni. Güzel Sanatlar Fakültesi

Mimar, Ressam HAKAN DEMİR

resim

1 mayıs int

bım

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Etkinlikler

Tüm Etkinlikler