Bülten ve Dergi

NSP_PREV NSP_NEXT
Oda Dergi Aralık 2015
Oda Dergi Mayıs 2012
Odadan
Oda Dergi Eylül 2012
Oda Dergi Aralık 2013
İş veya Eleman Arayanlar
Üye E-Posta
A+ R A-

Gündem

İlgi yazımız ile; birimlerimiz tarafından, İmar Kanunu ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kimi genelgelerine yapılan atıflarla mesleki denetim zorunluluğunun kaldırıldığından bahisle, hizmetlerini mesleki denetim onayına sunmayan üyeler hakkında herhangi bir işlem yapılamadığı ifade edildiğinden, bu hususta açıklamalar yapılmış ve konu hakkında ilgili Danıştay 8.Dairesi, 2005/5700 E. ve 2007/4017 K. sayılı kararları iletilmiştir.

6235 sayılı Yasanın 13. ve 39. maddelerine dayalı olarak hazırlanıp, Oda Genel Kurulu kararı ile kabul edilen ve 2 Haziran 2005 tarihli ve 25833 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mimarlar Odası Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği “serbest mimarlık hizmetleri üreten mimarlara tescil belgesi verilmesi, tescil belgesi verilen mimarların görev ve sorumlulukları ile mesleki etkinliklerinin denetim kurallarını, serbest mimarlık hizmetlerinin yapılmasında uyulacak kuralları ve uygulamaların tarifini” göstermek üzere düzenlenmiş olan bir yönetmeliktir.

Anılan Yönetmelik de diğer yönetmelikler gibi Anayasa’nın 135. maddesi ve 6235 sayılı TMMOB Kanunu’nda tanımlanan amaçların gerçekleştirilmesine yönelik olarak çıkarılan Yönetmeliklerden biri olup, Mimarlar Odası bu yönetmelik hükümlerine göre; “Mimarlık hizmetlerinin; kamu yararını gözetmek, haksız rekabeti engellemek, meslek etiğini ve eser sahibi mimarın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan gelen haklarını korumak” amaçlarıyla “mesleki denetim uygulamasını” yürütmektedir.

Meslek odaları vize işlemi değil, “mesleki denetim” yapmakta olup, bu uygulama bir vize işlemi değil; tamamen üye-oda ilişkisi ve bunu düzenleyen yasa ve yönetmelikler gereği üyelerin mesleki çalışmalarını inceleme ve denetleme yetkisinin kullanılmasıdır.

Ekte bulunan T.C. Ankara 2.İdare Mahkemesi 2013/1102 Esas No.lu ve 2014/416 No.lu kararında da; İmar Kanunun 8.Maddesi ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ve Bakanlık genelgeleriyle getirilen düzenlemelerin; yapının ruhsata bağlanmasına ilişkin usul ve esaslara ilişkin olarak, ruhsat verilmesi sırasında projelerin meslek odalarının vize veya onayına tabi tutulamayacağına ilişkin olduğu, bu düzenlemenin esasen yapının ruhsatlandırılması öncesi vize ve onay şartını ortadan kaldırdığı, ancak bu düzenlemenin meslek odası ile üyesi arasındaki hukuki duruma ilişkin olmadığı, farklı alanlardaki farklı düzenlemelere ilişkin olduğubelirtilmiştir. Belediyelerin yürütmekte olduğu yapı ruhsatı ve kullanma izni düzenleme süreci ile meslek odası-üye arasındaki hukuki süreç birbirine karıştırılmamalıdır. İdarelerin meslek odası ile üyesi arasındaki iç düzenlemeye müdahale hakkı bulunmamaktadır.

Meslek Odası ile üyesi arasında yasa ve yönetmeliklerce bağıtlanmış hukuki süreç ile belediyelerin yürütmekte olduğu ve görevleri kapsamında olan yapı ruhsatı düzenleme süreci birbirine karıştırılmamalıdır. İdarelerin meslek odası ile üyesi arasındaki bir iç düzenlemeye müdahale hakkı bulunmamaktadır.

Bu bağlamda Oda yönetim kurullarının Genel Kurullarda alınan kararlarla kabul edilen yönetmelik hükümlerine uygun işlem yapmak zorunda olduğu Oda mevzuatı hükümleri kapsamında açıkça ortadadır ve tüm üyelerin de bu düzenlemelere uymaları zorunludur.

Tüm bu açıklamalar kapsamında, mimarların, Mimarlar Odası düzenlemelerine uymaları yasal bir zorunluluk olup, aksi yönde hareket edenler hakkında mevzuata uygun olarak işlem yapılması gerektiğini bilgilerinize sunar, konuyla ilgili olarak üyelerinizin de bilgilendirilmesini ve mesleki denetim konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini dilerim.

Saygılarımla,

Ö. Fikret OĞUZ

Genel Sekreter

Ek: T.C. Ankara 2.İdare Mahkemesi 2013/1102 Esas ve 2014/416 sayılı Kararı

Mesleki-Denetim---Karar-1

Mesleki-Denetim---Karar-2

Mesleki-Denetim---Karar-3

Mesleki Denetim yapılmasının zorunluluğu ve Danıştay 8. Dariesi'nin konu ile ilgili kararını belirten aşağıdaki yazımız üyelerimize posta ile gönderilmiştir. Mesleki denetim yaptırmayan üyelerimizi bilgilendirir, denetim yaptıran üyelerimize teşekkür ederiz.

 
 

mahkeme1

mahkeme2

mahkeme3

mahkeme4

mahkeme5

mahkeme6

 

 

2. Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali

Anadolu Mimarlığı Sergisi

Türkiye Mimarlığı içinde olduğumuz dönemde kentsel hareketlilik ve inşaat etkinliklerinin barındırdığı yoğunluğa paralel olarak bir ivme kazanmış, metropollerin yanısıra tüm Anadolu kentlerinde sayısal artışla beraber yapı türlerine yönelik bir çeşitlenme yaşanmaya başlamıştır. Bunun yanısıra üniversitelerin yaygınlaşması, Anadolu’da yerleşik mimar sayısının artışı, büyük yatırımcı firmaların ve devletin konutun yanısıra turizm, eğitim, sağlık, üretim, ticaret ve ofis yapısı gibi yatırım konularında da Anadolu’ya ilgi göstermesi çağdaş Anadolu mimarlığında özellikle yapı ölçeğinde bir nitelik artışı gözlenmesine neden olmuştur. Biryandan ranta dayalı olarak uygulanan kentsel politikalar, bütüncül bir planlama anlayışından bağımsız olarak işlevselleştirilen dönüşüm yasası ve TOKİ benzeri tip proje uygulamaları kentsel ölçekte uzun vadeli sorunlar için zemin hazırlarken öte yandan az sayıda da olsa ayrıcalıklı ve yenilikçi, yere ve kente duyarlı yapıların üretilmesi için bir ortam oluşmuştur.

Bugün gelinen noktada Çağdaş Anadolu Mimarlığı Türkiye ortamına özgün bir birikim sunabilecek noktadadır.

Çağdaş Türkiye mimarlığı özellikle mimarlık medyasının öncelikleri içinde ağırlıklı olarak büyük şehirlerde yapılan yapılar ya da bu şehirlerde yerleşik mimarlık guruplarının yapıları tarfından temsil edilmekte, Anadolu mimarlığı ana eksen olarak nitelenecek bu tartışma içinde yeterince yer ve temsiliyet bulamamaktadır. Bu düşünceden hareketle Mimarlar Odası Antalya Şubesi 1. Uluslararası Mimarlık Bienali içinde bir “Çağdaş Anadolu Mimarlığı” sergisi düzenleyerek ana eksende yeterince yer almayan mimarlık örneklerini mimarlık ortamına sunmayı hedeflemişti. Gerçekleşen bu sergi, süre ksıtları nedeni ile geniş bir temsiliyet zeminine ulaşmamasına rağmen büyük ilgi görmüştü. Bu düşüncenin sürdürülebilir olmasından hareketle, 2. Ulusal Mimarlık Bienali içinde daha katılımcı ve daha zengin temsiliyet zemini sunan bir yeni sergi düşünülmektedir.

2. Uluslararası Antalya Mimarlık Bienalinde açılması, sonra da Türkiye’yi dolaşması öngörülen bu “Çağdaş Anadolu Mimarlığı” sergisini Mimarlar Odası Şubelerinin işbirliği, Mimarların kişisel başvurusu, aday göstermesi ve katılımıyla gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Sayı sınırlaması olmayan bir şeçkiye başvurunuzu, eserinizi veya aday gösterdiğiniz eseri en kolay tanıtabilecek dökümanlarla 10 Temmuz 2013 tarihine kadar Mimarlar Odası Antalya Şubesine iletmenizi bekliyoruz. Burada yapılacak nihayi değerlendirmeye gore sergiye alınacak projelerin müelliflerinden proje ile ilgili dökümanların toplanmasını ve bütüncül bir grafik dili içinde sergiye dönüşmesini bekliyoruz. Bu aşama gerçekleştirilecek seçki, projelerin yarıştırılması esasına dayalı bir seçki değil, serginin bütünlüğüne uygun malzemenin derlenmesi amaçlı olacaktır. Seçkinin oluşumu ve sergiye dönüşümü aşamasında Bienal Başkanı Prof. Dr. Tülin Görgülü, Prof. Dr. Zekai Görgülü ve Bienal Küratörü Prof. Dr. C. Abdi Güzer ile oda temsilcilerimiz yetkili olacaktır.

Çağdaş Anadolu Mimarlığının belgelenmesi ve ortamda temsil edilmesine yönelik bu proje ve çabamıza katkı verceğinizi düşünüyor, üyelerinize yapacağınız duyuruyu takiben size ulaşacak önerileri 10 Temmuz 2013 tarihine kadar şubemize iletmenizi ve 2. Uluslararası Antalya Mimarlık Bienaline katılımınızı bekliyoruz.

Selam ve Saygılarımızla

Mimarlar Odası Antalya Şubesi

27.02.2012 tarih, 04/1083 sayılı yazımızla 1 Mart 2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, her türlü mimari proje mesleki denetim bedelinin tüm birimlerimizde yapı sınıfı ve alanı gözetmeksizin maktuen 300 TL olacağı bildirilmişti.

Bu defa birimlerimizden iletilen sorular doğrultusunda aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.

Mesleki denetim ve sicil durum belgesine ilişkin bedeller;

  1. İlk defa mesleki denetime gelen ve 200m2 ye kadar olan her türlü projenin mesleki denetim bedeli 100 TL,
  2. İlk defa mesleki denetime gelen ve 200m2 üzerindeki her türlü mimari proje, plan, çevre düzenleme, mimari iç mekan düzenleme vd. gibi çalışmaların her biri için mesleki denetim bedeli 300 TL,
  3. Bir parselde vaziyet planı bütünlüğü içerisinde hazırlanmış olan birbirini tekrar eden tip projeler ya da birden fazla blok olan mimari projelerin, tekrar ya da blok sayısına bakılmaksızın tamamına ait mesleki denetim bedeli 300 TL,
  4. Bir parselde vaziyet planı bütünlüğünde hazırlanmamış, birden fazla blok içeren mimari projelerin farklı zamanlarda mesleki denetime sunulması durumunda farklı zamanlarda sunulan her bir projenin mesleki denetim bedeli 300 TL,
  5. Korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescilli yapılara ait rölöve, restitüsyon, restorasyon projelerinin aynı anda mesleki denetime sunulması durumunda tamamına ait mesleki denetim bedeli 300 TL,
  6. Korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescilli yapılara ait rölöve, restitüsyon, restorasyon projelerinin farklı zamanlarda mesleki denetime sunulması durumunda her bir projenin mesleki denetim bedeli 300 TL,
  7. Mesleki denetim kayıtlarında var olan bir projeye ait ilave projelerinin mesleki denetim bedeli 100 TL,
  8. Mesleki denetim kayıtlarında var olan bir projeye ait kapsamlı tadilat projelerinin (%100 Tadilat) mesleki denetim bedeli 300 TL,
  9. Mesleki denetim kayıtlarında var olan bir projeye ait basit tadilat projelerinin (%50 Tadilat ve %25 Tadilat) mesleki denetim bedeli 100 TL,
  10. Telif haklarının korunması amacıyla yapılan telif kaydı mesleki denetim bedeli 50 TL,
  11. Mesleki denetim kayıtlarında var olan bir projeye ait kat mülkiyeti, ruhsat yenileme, iş bitirme, belge yenileme vd. gibi nedenlerle nüsha onayı ve/veya sadece güncel belge düzenlenmesi durumunda mesleki denetim bedeli 50 TL,
  12. Mesleki denetim kayıtlarında var olan bir projeye ait mevzuattan kaynaklanan veya ruhsat veren idarelerin ya da koruma kurullarının incelemesi sonucunda yapılması gereken zorunlu tadilat projelerinin mesleki denetimi bedelsiz,
  13. Mesleki denetim kayıtlarında var olan bir projeye ait zorunluluktan kaynaklanan düzeltmelerin mesleki denetimi bedelsiz,
  14. Şantiye şefi sicil durum belgesi bedeli 50 TL
  15. Fenni Mesul (TUS) sicil durum belgesi bedeli 50 TL

Olarak uygulanacaktır.

Gereği için bilgilerinize sunarım.

Saygılarımla.

Tolga Oğuz

Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi

vali-ziyaretÜlkemizde doğal afetler nedeniyle çarpık ve uygunsuz yapıların vatandaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye attığını belirten Valimiz, “Mersin’in gerek Büyükşehir gerek sahil bandı gerekse kırsal ölçekteki yapılaşma çalışmalarına geçmişte olduğu gibi yeni dönemde de devam edeceğiz” dedi.
Mimarlar Odası Mersin Şubesi Yeni Yönetimi, Başkan Sinan Tütüncü önderliğinde Valimiz Sayın Hasan Basri Güzeloğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu. Mersin’in yapısal anlamda sorunlarının masaya yatırıldığı ziyarette konuşan Valimiz, Mimarlar Odası’nın bulunduğu her ilde kentlerin fonksiyonel-kültürel değerlerin korunması ile görsel anlamda gelişmesine kadar birçok alanda katkı sağladığını söyledi. “Kent bütünlüğü içerisindeki tüm yapılaşmalar; mimarlarımızın aslında bakışını yansıtan, onların değerlerini dışa vuran ve toplumsal değerleri yansıtan bir bütünlüktür” diyen Valimiz, şöyle konuştu: “Nasıl geriye dönük baktığımızda geçmiş uygarlıkları ve o dönemden kalan yapıları uygarlıkların geliştikleri ve elde ettikleri kazanımlar olarak görüyorsak, bunun bugünkü yansımaları da aynı sonucun günümüze taşınmış boyutlarıdır. Bu açıdan mimari değerleri sadece yapılaşma anlamında değil, kentlerin ve ülkelerin kültürel toplumsal ve sosyal değerler bütünlüğü olarak da görmek gerekir. Bu bağlamda Mimarlar Odalarımızın söyleyecek sözü ve yapacağı önemli katkıları bulunmaktadır. Mersin açısından baktığımız zamanda birçok alanda yapılaşmadan kaynaklanan, yapı mimarisinden doğan ve imar planlarına kadar uzanan aşılması gereken temel sorunlarımız vardır. Tıpkı büyük kentlerde yaşandığı gibi.”
Çarpık ve uygunsuz yapılaşma nedeniyle ülkemizde birçok vatandaşımızın hayatını kaybettiğine vurgu yapan Valimiz, “Çok ağır kayıplar verdiğimiz doğal afetlerden başlayarak sosyal sorunlara ve sıkıntılara kadar olan birçok konu, yaşanılan temel sorunların kaynağında yer alıyor. Bu nedenle Mersin’in gerek Büyükşehir gerek sahil bandı gerekse kırsal ölçekteki yapılaşma çalışmalarına geçmişte olduğu gibi yeni dönemde de devam edeceğiz. Öte yandan Mersin’in tarihi geçmişini yansıtan ve bugüne kadar taşıyan yapıları bulunmaktadır. İlgisiz ve bakımsız kalan bu yapılarla ilgili olarak da Valiliğimizin çok özel çalışmaları bulunmaktadır. Gelecek dönemde Mersin Mimarlar Odası ile birlikte geniş katılımlı bir buluşmayla da bahsi geçen konuları geniş boyutlarıyla ele alcağız. Kesin kararlı olduğumuz nokta odur ki, Mersin’in Uray Caddesi’nden başlayarak tarihi kent mirasının geçmişinden bugüne taşıyan bütünlüklerin hem korunması hem de geleceğe taşınması lazım. Çünkü Türkiye’de koruma anlayışı sadece restore etmeyi içeriyor. Halbuki bir büyük düşünürün dediği gibi ‘İnsan sıcaklığını hissetmeyen hiçbir yapı ne sıcak ne sağlıklı ne de kalıcıdır.’” İfadelerini kullandı.

Mimarlar Odası Mersin Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Tütüncü ise kentteki yapılaşmanın kontrollü bir şekilde sağlanması amacıyla çalışmalar yaptıklarını ve bu çalışmaların devam edeceğini kaydetti. 14.02.2012
Şantiye Şefliği Şartnamesi Hakkında (Word)

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 2004 yılından buyana yapılarında beton kullanımının düzeyi, yerindeliği ve farklı malzemelerle birlikteliğini mimari tasarım kaygısı ile yorumlayan, yaşama geçiren mimarları ödüllendirerek mimarlık ortamını desteklemeyi amaçlamaktadır.

Mimarlık Ödülleri Takvimi

Duyuru tarihi: 1 Şubat 2012

Son başvuru ve teslim tarihi: 30 Eylül 2012
Kazananların açıklanması: 1 Kasım 2012
Ödül töreni, sergi:                                           Kasım 2012

“THBB 2012 Mimarlık Ödülleri” seçici kurulu

Mehmet Konuralp – Mimar

Nesrin Yatman - Mimar
Tülin Hadi – Mimar

Durmuş Dilekçi – Mimar

Boran Ekinci – Mimar

Sema Özsaruhan - Mimar
Özgür Bingöl - Mimar


Raportörler
Nihan Gürel / Mimar, Doğuş Üniversitesi
Derya Karadağ / Mimar, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

Yarışma Sekretaryası

Türkiye Hazır Beton Birliği 2012 Mimarlık Ödülleri Raportörlüğü

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

Kemankeş Cad. No: 31 Karaköy-Beyoğlu 34425, İstanbul

Tel: 0212 251 49 00, Faks: 0212 251 94 14

e-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Web    : www.mimarist.org/thhb2012mimarlikodulleri, www.thbb.org

21 Kasım 2011 tarihinde Van Valiliği, Van Belediyesi, TMMOB Mimarlar Odası, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası arasında yapılan bir protokol ile Van Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nca yürütülen hasar tespiti ve sonrasında yapılacak diğer çalışmaların sistemli ve sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak üzere kurumlar arası gönüllülüğe dayalı ortak çalışmanın sonucunda hazırlanan Mimarlar Odası Van Depremi Hasar Tespit Raporu bilgilerinize sunulur.  

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.
TMMOB Mimarlar Odası

BASIN BİLDİRİSİ: Van’da Yaşanan Deprem, Toplumumuz İçin “Güvenli Yaşam Alanları” Olmadığını Bir Kez Daha Açıkça Göstermiştir...      24.10.2011

23.10.2011 Pazar günü, öğle saatlerinde merkez üssü Van’a bağlı Tabanlı Köyü olanve rihter ölçeğine göre 7.2 büyüklüğünde bir deprem, başta Van il merkezi olmak üzere, Erciş ilçesive ilçeye bağlı bir çok yerleşim merkezinde yüzlerce binayı yerle bir etmiştir.

Pek çok vatandaşımızın ölümüne neden olan doğa olayının, doğal olmayan yıkımı karşısında öncelikle tüm halkımıza baş sağlığı diliyor, yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyoruz.

1999 Büyük Marmara depreminin toplumumuz üzerinde yarattığı travma henüz atlatılmadan, ülkemiz yine, yeni bir depremle derinden sarsıldı. Toplum olarak bu zor günlerimizin birlikve dayanışma ile aşılacağına inanıyoruz. 

Bizler; ülkemizde yaşanan önceki depremlerin yıkımının arasından, kamu yönetiminin ciddi zihniyetve yapısal bir dönüşüm geçireceğini ümit etmiştik. Ancak, yaşadığımız Van depremi sonrasında da gördük ki, kamu yönetimi deprem olgusunu bir bütünsellik içerisinde ele alarak, kentlerimizin afetlere hazırlanmasıve ortaya çıkabilecek zararların en aza indirilebilmesi için yeni yöntemler geliştirememiştir.

Deprem sonrası yine bildik görüntüler, yine yetkililerin bildik basın demeçleri, oysa halkımızın deprem sonrasıverilen “acınızı paylaşıyoruz” demeçlerinden çok, deprem öncesi depremin afet olmasının önüne geçecek ciddi tedbirlereve mevzuata ihtiyacı vardır.

Mimarlar Odası olarak;

* Karar süreçlerinde bilimin rehberliğinde kamuve toplum yararının esas alınmasıve toplum katılımının şart olması gerektiğini, 

* Çok otoriteli planlama süreçlerine sonverilmesini, 

* Kentsel dönüşüm adı altında yeni yağma uygulamaları yerine, afetlere karşı kentlerimizin hazırlanmasının sağlanmasını, 

* Yapılaşma ile ilgili mevzuatımızın, bir bütünsellik içerisinde yeniden ele alınmasını, 

* İvedi gereksinimimiz olan yaşamçevrelerimizin sağlıklıve güvenli hale getirilmesi, yapı stokumuzun iyileştirilmesini, 

* Kamu yönetiminin afet olgusunu bütünsel olarak görmesinive bu doğrultuda ele almasını, 

* Yapı denetim sisteminin, kamusal bir hizmet olarak ele alınmasınıve her tür ticari kaygıdan uzak yeniden örgütlenmesini, 

* Yaşam alanlarımızın pazarlanacak bir meta olarak görülmemesini, 

* Afetlere yönelik planlama süreçlerinin, yoksulluğunve eşitsizliğin azaltılması hedefi ile ele alınmasını, 

* Sağlıksızve güvensiz yerleşmelerde yaşamanın kader olmadığını, 

 

Kamuoyumuzla pek çok defa paylaşmamıza karşın bu konuların tamamında, geçen sürede yetkililerin olumlu bir yaklaşımını görmek mümkün olmamıştır. Buna karşın uygulanmakta olan “yağma-talan politikaları” ile her geçen gün kentlerimiz afetlere daha açık hale gelmektedir.

Kamu yönetiminden sağlıklıve güvenli bir yaşamçevresi talep etmek, kent, kültür, demokrasive mimarlık ortamı için gerekli olduğu kadar, afetler karşısında temel yaklaşımımızı da oluşturmaktadır. Bu bağlamda “sağlıklıve güvenli birçevrede yaşama hakkı” toplumsal bir talep haline gelmedikçe, ülkemizde depremlerin yol açtığı yıkımlar kaçınılmaz olacaktır. 

 Değerli kamuoyumuza saygıyla duyurulur.

MİMARLAR ODASI

Merkez Yönetim Kurulu

Avrupa Mimarlar Konseyi’nin (ACE) 2011 yılındaki ilk Genel Kurul toplantısı 1-2 Nisan 2011 tarihlerinde İrlanda’da kentinde gerçekleştirildi. Genellikle Brüksel’de toplanan ACE Genel Kurul toplantısı bu kez İrlandalı ACE Başkanı Selma Harrington’un davetiyle Dublin kentinde düzenlendi.

Helsinki Belediyesi kentin kalbinde, güney liman bölgesi (South Harbour) uluslararası fikir projesi yarışması düzenliyor. Kentin en değerli kıyı bölgesi olan South Harbour bölgesinin, kentin içerisindeki konumu, sahip olduğu kültürel değerleri ve aynı zamanda yolcu limanını barındırması nedeniyle kentin kimliğinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Levent'teki Loft Bahçe projesiyle prestijli RIBA ödülünü kazanarak adını Zaha Hadid, Norman Foster gibi devler arasına yazdıran Murat Tabanlıoğlu, aynı tipte, coğrafi ve sosyal koşulları hiç dikkate almadan yapılan TOKİ yapılarının ileride büyük sorun olacağını düşünüyor.

Ülkemizde Mimarlık / Kentleşme
Politika ve Uygulamaları,
Değerlendirme ve Öneriler

24 Mayıs 2011

Ülkemizde 1980’lerden bu yana küresel kapitalizmin kendini yeniden üretmek için dünya ölçüsündeki krizlerine çare olarak ortaya sürdüğü neo-liberal politikalar en hızlı ve engelsiz uygulama imkânını, 2000’li yıllardan beri halkın yoksulluğunu ve vicdani duygularını da kullanarak tek başına iktidar olmayı sürdüren AKP yönetiminde bulmuştur.

Emek Sineması'nın kapatılmasını protesto etmek için toplanan grup 'Emek'ten çıkın Demirören'i yıkın' sloganlarıyla Demirören AVM'ye girdi...

Emek Sineması 2 yıldır kapalı... Ve dün bir kez daha sinemaseverler Emek Sineması'nın kapatılmasını protesto etti.

Nükleer santrallar, 3. köprü, Gebze-İzmir otobanı, Ilısu Barajı gibi dev projelere Çevresel Etki Değerlendirmesi muafiyeti getirildi.

Dün Resmi Gazete'de Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği'ndeki, ÇED muafiyetini kapsayan Geçici 3. Madde'yle ilgili bir değişiklik yayımlandı. Buna göre 3. köprü, Gebze-İzmir otoban yolu, Sinop ve Akkuyu nükleer santraları, Hasankeyf gibi uygulamalara ÇED muafiyeti yeniden getirildi.

Etkinlikler

Tüm Etkinlikler